| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BANK MATİK

3 "hürriyet haber" etiketi kullanan gönderi "hürriyet haber" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Ekonomide çift haneli küçülmenin ilk işareti

Merkez Bankası’nın ’çift haneli daralır’ dediği ilk çeyrek için, ilk net tahmin TÜSİAD’dan geldi. Hükümet gibi 2009 yılı öngörülerini revize eden TÜSİAD, ilk çeyrekteki daralmayı yüzde 13 olarak hesapladı. TÜSİAD, yılın tamamı için de yüzde 4.1’lik küçülme öngördü.

TÜRK
Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), 2009 yılına ilişkin ekonomik öngörülerini mevcut gelişmeler ışığında yeniledi. TÜSİAD’ın yeni öngörülerinin yanı sıra, ilk çeyrekteki daralmayı çift hale olarak hesaplaması dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası, yılın tamamında değilse de, ilk çeyreğinde büyüme hızındaki daralmanın çift haneli olacağını açıklamıştı. TÜSİAD’ın hesabı, bu rakamın yüzde 13 civarında olduğunu ortaya koydu.

2.2 puanlık rötuş

TÜSİAD tarafından üç ayda bir yayınlanmakta olan Konjonktür Değerlendirme Raporu’nun yeni sayısında, derneğin 2009 yılına ilişkin güncellenmiş tahminlerine yer verildi. Hükümetin yaptığı gibi 2009’un geneline ilişkin büyüme öngörüsünü de revize eden TÜSİAD, bu yıl için daha önce açıkladığı 1.9’luk daralmayı, yüzde 4.1’e çevirdi. TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ da, daha önceki açıklamalarında "Ekonomi yılın son çeyreğinde büyümeye geçse de toparlanma yavaş olacak. Yılın bütünü için baktığımızda ekonominin yüzde 4.1 oranında küçüleceğini hesaplıyoruz" demişti. Hükümet ise yüzde bu yıl için yüzde 4 büyüme hedefi koyarken, bunu daha sonra yüzde 3.6 daralma olarak düzeltmişti.

TÜSİAD Başekonomisti Dr. Ümit İzmen ve Ekonomik Araştırmalar Bölümü tarafından hazırlanan raporda ise, 2009 beklentileriyle ilgili değişiklikler ve nedenleri şöyle açıklandı:

Stand-by imzalanmadı

Ocakta Konjonktür raporunda, 2009’da ekonominin yüzde 1.9 daralacağı tahminine yer vermiştik. Küresel ekonomideki gelişmeler olumsuz seyrini korurken, Türkiye ekonomisine ilişkin temel varsayım
IMF anlaşmasının kısa sürede sonuçlandırılacağı üzerineydi. Şimdiye kadar geçen zamanda bu doğrultuda bir adım atılmış olmaması, 2009 temel büyüklüklerini olumsuz etkiledi.

2009 yılı nisan tarihi itibariyle elde olan son verilere göre yapılan güncelleme sonucu ekonomideki daralmanın daha şiddetli olacağı görülüyor. 2009’un ilk çeyreğinde sanayi üretiminde daralmanın yüzde 20’yi aşmış olduğu dikkate alındığında, 2009’un ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 13 civarında daralmış olduğu tahmin ediliyor.

Paketlerin etkisi

Yerel seçimlerin geride bırakılmış olması ve mart ayında açıklanmış olan önlem paketleri, nisandan sonra ekonomideki olumsuz gidişatın derinleşmesini engelleyecek.
IMF ile anlaşmanın da önümüzdeki dönemde tamamlanacağı varsayılıyor. Bu durumda, ikinci çeyrekten itibaren ekonomideki daralmanın şiddeti azalacaktır. Ekonomi yılın son çeyreğinde büyümeye geçse de toparlanma yavaş olur. Yılın bütünü için baktığımızda ekonomi yüzde 4.1 küçülür.

Faizde hızlı düşüş beklenmiyor

MERKEZ Bankası’nın faiz indirim politikasının piyasa faizlerinde de düşüşe yol açtığını hatırlatan TÜSİAD, "Ancak bozulan mali disiplin ve artan kamu borç yükü nedeniyle faizlerde yılın kalanında çok hızlı düşüşler beklenmemekte" görüşüne de yer verdi.

Vergi gelirleri azalıyor

ENFLASYONUN, Merkez Bankası öngörüleri doğrultusunda şekilleneceğini düşenen TÜSİAD, bu konuda şu değerlendirmeleri yaptı: "Yıl ortalaması enflasyon oranı yüzde 6.5. Krize karşı alınan maliye politikası önlemleri, bütçe harcamalarında artışa yol açmışken, ekonominin daralması, vergi gelirlerini azaltıyor. Bu durum bütçe üzerinde baskı yaratıyor. Bütçe açığının GSYH’ya oranının yüzde 5.6 olacağı hesaplanıyor. Düşen hammadde fiyatları ve ekonomideki şiddetli daralma, dış ticaret açığını düzeltici etki yapıyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki düşüş, cari işlemler açığında yüzde 25 civarında bir iyileşmeye yol açtı."

İkinci yarıda yurtiçi talep ’kıpırdar’

YILIN ilk yarısında, yurtdışı ve yurtiçi talebin çok düşük olmasına bağlı olarak, ihracat ve ithalatın hızla daralmış olduğu hesaplarına dikkat çeken TÜSİAD; ikinci yarı için şu öngörülerde bulundu: "İkinci yarıda ise, yurtiçi talebin kıpırdanacağı ve stok erimesi nedeniyle ithalatın bir miktar hızlanacağı düşünülüyor. Böylece yıl toplamında ithalat 138, ihracat 103, cari işlemler açığı ise 13 milyar dolar olur. Cari işlemler açığının GSYH’ya oranının yüzde 2 civarına ineceği ve
IMF anlaşmasının yapılacağı varsayımı altında, kurlarda ilk çeyrekte görülen değer kaybı yılın kalanı için söz konusu olmaz."

Gonca Gürsoy Artunkal Citi Türkiyede Başkan

CITIBANK Türkiye Kurumsal ve Yatırım Bankacılığı Başkanlığı’na Gonca Gürsoy Artunkal atandı. Artunkal, aynı zamanda Citibank A.Ş.’nin Yönetim Kurulu’na da katıldı. Gonca Gürsoy Artunkal, Oglethorpe Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra London School of Economics ve Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Kariyerine Andersen Consulting’de başladı ve daha sonra Chase Manhattan Bank’in şirket satın alımları ve birleşmeleri biriminde çalıştı. Artunkal, Citi’ye 2000 yılında katılarak sermaye piyasaları ve yatırım bankacılığı bölümünde çeşitli yönetici pozisyonlarında görev aldı. Artunkal, son olarak Citi Venture Capital International’da Türkiye ve Orta Doğu’dan sorumlu yönetici direktörü olarak görev yapıyordu. Hürriyet

Krediyi sıkan bankalar şirketlerle ’borç barışı’na yöneliyor

 
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, "Bankalar kredi vermezseniz, reel sektör sırtınıza kalır" sözleriyle Başbakan Erdoğan’a destek verirken, reel sektöre de yeni bir yapılandırma çalışması içindeki oldukları müjdesi vardı. Bu plan üzerinde 2 aydır çalışıldığı öğrenilirken, Özince bunun ’mavi boncuk’ ya da ’kurtarma programı’ olmadığını söyledi.

TÜRKİYE Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, Başbakan
Tayyip Erdoğan’ın bankaların kredi kanallarını kapatmaları yönündeki eleştirilerine hak verdi. Özince, "Başbakan diyor ya ’Bankalar kredi vermiyor’. Çok doğru. Bankalar reel sektöre hizmet yapmazsanız, reel sektör sizin sırtınıza kalır. Kredileri geri çağırma konusunda ben arkadaşlarıma dedim ki ’Aman ha’. Yarın çünkü o firma bizim üstümüze yatacak" derken, reel sektöre de bir müjde verdi. Özince, reel sektörün borçlarına yönelik yeni bir yapılandırma çalışması yaptıklarını ve bunu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile görüştüklerini açıkladı.

Bankacılık ’abuk iş mi’

Ankara Sanayi Odası (ASO) Meclis toplantısındaki konuşmasında sektörünü de savunan Özince, Türkiye’de bankacılığın güçlenmesi, bankaların kredi verme alışkanlıklarının değişmesine, 2000 yılına göre 10 kat artmasına karşın, bankacılığın ’abuk bir işmiş gibi’ eleştirildiğini söyledi. Özince, birinin hatasının herkese mal edilemeyeceğini "Bina çöktü diye bir daha hiçbir binaya girmiyor musunuz" sözleriyle anlattı. "Bu şartlar altında hiçbir bankacının kredi vermemesi gerekiyor" diyen Özince, şunları söyledi: "Benim bankam dahil şu dönemde kredi vermekte de, yani kısa vadeli değil de, uzun vadeli kredi vermekte de fiyatlamakta da büyük sorun çekiyoruz. Neye göre fiyatlayalım biz bunu. Bugünkü fiyatlara göre fiyatlarsak birçok kişinin fizibilitesi bozuluyor."

Herkes fırsatçılık yapar

Türk bankacılık sektörünün "bal gibi" reel sektörle çalışmak zorunda olduğunu söyleyen Özince, "Bankalar fırsatçılık yapar mı" sorusunu şöyle yanıtladı: "Tabii yapar. Herkes fırsatçılık yapar. Şimdi ’bankalar fırsatçı dedi’ demeyin, herkes, her tüccar fırsatları değerlendirir. Bir kere bunda mutabık kalalım. Siz de mukabil fırsatları değerlendirirsiniz. Kortizonu kısa dönem kullanırsan tamir edebilirsin. Tabii ki bunu söylemekle fırsatçılığı makul görüyorum anlamına gelmesin."

Mavi boncuk değil

Özince, Ankaralı sanayicilere üzerinde çalıştıkları yeni planı ise şöyle anlattı: "Bu böyle mavi boncuk veya bir kurtarma programı değil. Bilakis imkanlarımız nispetince yapacağız. İmkanlar derken de en başta şu, ödeme kabiliyeti olan ve niyeti olan firmalarla bizim tahammül kabiliyetimiz. Bizim tahammül kabiliyetimiz neyle bağlantılıdır? Birincisi sermayemiz, ikincisi kaynak gücümüz. Yani bana şimdi libor 6’dan kaynak verirseniz ben yarın sizi libor 1.5’den yapılandıramam ama yapılandırmaya gayret ederim."

Yeni planda neler olacak

Üzerinde 2 aydır çalışılan program, reel sektörün tamamına dönük bir kanun örgörmüyor. Onun yerine bankalar kendi aralarında anlaşacak.

Aynı şirketten alacaklı bankaların kriz nedeniyle zora düşmüş borçluyu kurtarmak için gönüllü olarak bir araya gelmeleri ilk adım olacak.

Yasa gereği, kredi borcunun 3 ay ödenmemesi halinde borç otomatikman ’takipteki alacak’ kalemine aktarılıyor. BDDK’dan bu 3 aylık sürenin uzaltılması istendi.

Borç ertelemenin yani sıra şirketlerin taze kaynak ihtiyaçları da karşılanacak. Ancak bu taze kredinin nerede kullanılacağına bakılacak,

Bu kaynakla vergi, sigorta primi gibi borçların kapatılması, şirketleri rahatlatmayacağından, kamu borçlarının ertelenmesi de önemli bir destek olacak.

Batan krediler yüzünden ’zimmet suçuuyla’ yargılanmak isteyen bankacılar, bu maddenin değiştirilerek, bankacıların elinin rahatlatılmasını isteniyor