Krediyi sıkan bankalar şirketlerle ’borç barışı’na yöneliyor
18 Aralık 2008 09:05 | yag.mur-bulut | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
banka
,
bankalar
,
borç
,
ekonomi
,
haber
,
hürriyet haber
,
kredi
,
türkiye
TÜRKİYE Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bankaların kredi kanallarını kapatmaları yönündeki eleştirilerine hak verdi. Özince, "Başbakan diyor ya ’Bankalar kredi vermiyor’. Çok doğru. Bankalar reel sektöre hizmet yapmazsanız, reel sektör sizin sırtınıza kalır. Kredileri geri çağırma konusunda ben arkadaşlarıma dedim ki ’Aman ha’. Yarın çünkü o firma bizim üstümüze yatacak" derken, reel sektöre de bir müjde verdi. Özince, reel sektörün borçlarına yönelik yeni bir yapılandırma çalışması yaptıklarını ve bunu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile görüştüklerini açıkladı. Bankacılık ’abuk iş mi’ Ankara Sanayi Odası (ASO) Meclis toplantısındaki konuşmasında sektörünü de savunan Özince, Türkiye’de bankacılığın güçlenmesi, bankaların kredi verme alışkanlıklarının değişmesine, 2000 yılına göre 10 kat artmasına karşın, bankacılığın ’abuk bir işmiş gibi’ eleştirildiğini söyledi. Özince, birinin hatasının herkese mal edilemeyeceğini "Bina çöktü diye bir daha hiçbir binaya girmiyor musunuz" sözleriyle anlattı. "Bu şartlar altında hiçbir bankacının kredi vermemesi gerekiyor" diyen Özince, şunları söyledi: "Benim bankam dahil şu dönemde kredi vermekte de, yani kısa vadeli değil de, uzun vadeli kredi vermekte de fiyatlamakta da büyük sorun çekiyoruz. Neye göre fiyatlayalım biz bunu. Bugünkü fiyatlara göre fiyatlarsak birçok kişinin fizibilitesi bozuluyor." Herkes fırsatçılık yapar Türk bankacılık sektörünün "bal gibi" reel sektörle çalışmak zorunda olduğunu söyleyen Özince, "Bankalar fırsatçılık yapar mı" sorusunu şöyle yanıtladı: "Tabii yapar. Herkes fırsatçılık yapar. Şimdi ’bankalar fırsatçı dedi’ demeyin, herkes, her tüccar fırsatları değerlendirir. Bir kere bunda mutabık kalalım. Siz de mukabil fırsatları değerlendirirsiniz. Kortizonu kısa dönem kullanırsan tamir edebilirsin. Tabii ki bunu söylemekle fırsatçılığı makul görüyorum anlamına gelmesin." Mavi boncuk değil Özince, Ankaralı sanayicilere üzerinde çalıştıkları yeni planı ise şöyle anlattı: "Bu böyle mavi boncuk veya bir kurtarma programı değil. Bilakis imkanlarımız nispetince yapacağız. İmkanlar derken de en başta şu, ödeme kabiliyeti olan ve niyeti olan firmalarla bizim tahammül kabiliyetimiz. Bizim tahammül kabiliyetimiz neyle bağlantılıdır? Birincisi sermayemiz, ikincisi kaynak gücümüz. Yani bana şimdi libor 6’dan kaynak verirseniz ben yarın sizi libor 1.5’den yapılandıramam ama yapılandırmaya gayret ederim." Yeni planda neler olacak Üzerinde 2 aydır çalışılan program, reel sektörün tamamına dönük bir kanun örgörmüyor. Onun yerine bankalar kendi aralarında anlaşacak. Aynı şirketten alacaklı bankaların kriz nedeniyle zora düşmüş borçluyu kurtarmak için gönüllü olarak bir araya gelmeleri ilk adım olacak. Yasa gereği, kredi borcunun 3 ay ödenmemesi halinde borç otomatikman ’takipteki alacak’ kalemine aktarılıyor. BDDK’dan bu 3 aylık sürenin uzaltılması istendi. Borç ertelemenin yani sıra şirketlerin taze kaynak ihtiyaçları da karşılanacak. Ancak bu taze kredinin nerede kullanılacağına bakılacak, Bu kaynakla vergi, sigorta primi gibi borçların kapatılması, şirketleri rahatlatmayacağından, kamu borçlarının ertelenmesi de önemli bir destek olacak. Batan krediler yüzünden ’zimmet suçuuyla’ yargılanmak isteyen bankacılar, bu maddenin değiştirilerek, bankacıların elinin rahatlatılmasını isteniyor |
