fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

BANK MATİK

Kredi kartları kullanırken dikkat.

Bankalar için şirketlere kredi vermek, son yıllarda cazibesini iyice yitirdi. Kimin batıp kimin kalacağı belli değil. Kapı gibi sağlam şirketlerin ise alabilecekleri kredi miktarı belli. Hazine bonoları da eskisi gibi cazip değil.
Geriye kalıyor bizim sokaktaki vatandaş. Sigortalı bir işi ve düzgün bir geliri olan her Allah’ın kulu, bankalar için sağlam müşteri. Aylık geliri 1000 lira olan dar gelirli bile olsa farketmez; zira damlaya damlaya göl oluyor. İşten atılmasının da önemi yok; icra takibiyle yüklü faizler yürüterek ömür boyu maaşına
haciz konabiliyor!
Geçen hafta açıklandı. Kredi kartlarında
batık oranı, Türkiye’de ilk kez çift haneli rakamlara yükselmiş: % 10.47. Daha bu bir şey değil! Önümüzdeki aylarda kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısında patlama olacağına bahse girerim.
Zaten Bankalararası Kart Merkezi’nin yılın ilk 6 aylık dönemine ilişkin açıkladığı veriler de ortada: Ekonomideki büyük çaplı daralmaya karşın, kredi kartıyla yapılan harcamalarda ve nakit avans kullanımında % 12’lik artış olmuş. Aksi olsa şaşardım. Krizle birlikte işsiz kalan insanlar sıkıştıkça ister istemez ellerindeki kredi kartlarına yüklendiler.
Görünen köy, kılavuz istemez! Birkaç ay sonra da maalesef onlar temerrüde düşecekler.

Şimdi al, 5 ay sonra öde
Pazartesi günkü
Radikal’in manşetiydi. Yılın ilk 7 ayında bireysel kredi ve kart borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 3 katına çıkmış. Her ay 120-130 bin kişi iflas bayrağını çekiyormuş. Kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 1.6 milyon kişiye ulaşmış.
Televizyon reklamlarına bakıyorum: Hâlâ “Şimdi al, 3 - 5 ay sonra öde” diye bas bas bağırıyorlar. Artık
perakende sektöründe taksit sistemi, çoğunlukla kredi kartları üzerinden yürüyor. Üye işyerleriyle anlaşılarak, birkaç ay taksit öteleme, ekstra birkaç taksit gibi tüketiciye o anda çok cazip gelebilecek avantajlar sunuluyor. Tek kuruş ödemeden, aklınıza gelen her şeyi alabilir, evinizi tepeden tırnağa düzebilirsiniz! 3 ay sonra, sonsuz taksitli ödemeler başlayınca da eğer işsiz kalmışsanız ayvayı yersiniz.

Hizmette sınır yoktur!
Bankacılar, hizmeti vatandaşın ayağına götürmek (!) konusunda birbirleriyle yarış halinde: Kartlar uçuruyor,
sağlık hizmeti veriyor, F1 pistinde Ferrari test sürüşü yaptırıyor, çilingir buluyor...
İsteyene stil danışmanı, isteyene yelken ve dalgıçlık rezervasyonları, fala meraklıysanız
astroloji danışmanlığı, yeni doğum yapmış annelere “yeni doğan bebek servisi” hizmeti! Anlayacağınız hizmette sınır yok. Yahu bu kredi kartları olmadan, biz ihtiyaçlarımızı nasıl karşılıyormuşuz? İpin ucu biraz fazla kaçırılmış gelmiyor mu size? (Bu sorum, bankacılaradır).
Türk Genç İşadamları Derneği
TÜGİAD’ın Başkanı Lütfü Küçük’ün de vurguladığı gibi “Bir uçak mili hadisesi çıktı. Türkiye’de uçak mili biriktirmeyen insan kalmadı. Ama bakıyorsunuz, kişi bütün yıllık maaşını kredi kartıyla kullansa, bir iç hat bileti bile alamayacak durumda!”
Gerçekten de Shop&Miles’ın yıllar önce başlattığı bu uygulamayı güya artık tüm bankalar sağlıyor gibi duruyor; ama
THY ile anlaşmaları olmadığından diğerlerinin kartlarıyla mil toplayıp uçabilmek için, epey bir harcama yapmanız gerekiyor.